Etik ve hasta hakları
Etik ve hasta hakları
http://www.anh.gov.tr/index.php?
Hem. Sevil AYKANAT
Eğitim Koordinatörlüğü
ETİK
Etik, Yunanca “ethos veya ethike” kelimesinden gelen ve Türkçe karşılığı “Ahlak bilim, Ahlak kuramı ya da Teorik ahlak” olan bir terimdir.
Ahlak; belli bir topluluğun değer yargıları, normları, ilkeler ve kuralları bütünlüğüdür.
Etik ve ahlak felsefesinin konusu insan eylemleridir.
Ahlak ve etik teriminin her ikisi de insan davranışlarının doğru ve yanlışlar alanı ile ilgili olduğundan, çoğu kez birbiri yerine kullanılabilmektedir.
Ancak akademik kullanımda belli bir ayrım söz konusudur.
Ahlak; daha çok bireysel davranış kurallarını anlatırken,
Etik; profesyonel davranış standartlarını içermektedir.
Etik Nedir?
Ahlaki faaliyetler ve değer sistemiyle ilgili bilim, Değişik olaylar karşısında hangi davranış ve tutumun doğru ya da yanlış olduğunun saptanması, İyi ilişkilerin, karakterin ve motivasyonun yansımasıdır. Genel olarak ‘etik’ sözcüğünün kabul görmüş tek bir anlamının olmadığı söylenebilir.
Etik hakkındaki farklı görüşler;
Pojman’ a göre etik;
Eylemlerin değerlendirilmesine ilişkin yol gösterici kurallar,
Singer’ e göre ise;
Nasıl davranmamız gerektiğini temellendiren bir çalışma olarak tanımlanmıştır.
‘Etik’ sözcüğü geniş anlamda kullanıldığında toplumun yaratmış olduğu ve savunmakta devam ettiği bağlayıcı kuralların hemen hemen tümünü içerir.
Etik İlkeler:
Yararlılık , Zarar vermeme , Özerklik , Doğruluk , Adalet, Güvenilirlik, Sadakat kavramlarından oluşur.
( İnanç, Vural, 2000 )
‘ETİK’
Bir sanat bilimidir.
Sanat gibi gerçek yaşam deneyimlerinden şekillenir, bilim gibi tanılar, analiz eder.
( Bayık A. , 1995 )
Etik kurallar, mesleğin üyelerinin genel olarak kabul ettiği etik ilkeler dizisidir.
Bu kurallar, meslek üyesinin mesleğine, mesleksel örgütüne, meslektaşlarına, hizmet verdiği ve işbirliği yaptığı bireylere ve kendine karşı sorumluluklarını öngörür.
Hem mesleğin üyelerine hem de topluma, mesleğin temel amaçları ve değerleri hakkında bilgi sağlar.
Meslek üyelerinin karşılaşabilecekleri etik sorunlar karşısında mantıklı, nesnel ve doğru karar verebilmeleri için rehberlik eder.
Meslek içinde bütünlük sağlar.
Etik kurallar ile yasalar arasında yakın ilişki vardır.
Mesleksel etik kurallara dayanan mesleksel örgütler, meslek onuruna, mesleğin gelenek ve düzenine aykırı girişim ve eylemleri, meslek üyesini eleştirme ve bazı ülkelerde meslekten uzaklaştırma gibi yaptırımlarla önlerler. Böylece mesleğin toplumdaki saygınlığı korunmaya çalışılır.
Yasalar ise bireyler ve kurumların genel sorumluluk, hak, yetki ve görevlerini belirtir.
HEMŞİRELİK ETİĞİ
Hemşirelik profesyonellik kriterlerini sağlamaya çalıştıkça tıptan farklılığını gördü ve kendisinin “bakım”dan sorumlu olduğu anlayışını benimsedi.
Hemşirelik etiği; özellikle profesyonel bakım etkinliklerine ve bu etkinlikleri yürüten kişilerin rol ve konumlarına yönelmiş olmasıyla tıbbi etikten farklıdır.
Bu profesyonel bakım doktorların tıbbi etkinliklerinin yanında bağımsız bir konum sağlamıştır.
Hemşirelikte etik sorunlar tıpta olduğundan daha farklı biçimlerde ortaya çıkar bunu bir örnekle açıklarsak:
“Sağlık sektöründe ilaçlar yaygın ve gerekli bir biçimde kullanılır.
Bu alanda bir doktorun etik sorumluluğu büyük ölçüde reçete yazmaya yönelik olurken bu yön onun bireysel etkinliğini de büyük ölçüde etkileyebilir.
Doktor varolan birçok ilaç arasından dikkatli bir seçim yapmak zorundadır.
Sonuç olarak da etik sorumluluk uygun bir seçim yapabilmek için gereken farmakolojik bilgiye kadar uzanmış olur.
Bir hemşirenin sorumluluğu daha farklıdır.
Bu sorumluk hastaya ilaç içirmenin yanında temelde ilacın hasta üzerindeki etkilerini gözlemek ve rapor etmekle ilgilidir.
Dolayısıyla hemşirelerin gözlem tekniklerini bilmeleri, onların belirli ürünlerin farmakolojik özelliklerini bilmekten çok daha önemli olacaktır.”
Hemşirelik mesleğinin esas alanı olan bakım kavramının tanımlanma çalışmaları sonucunda hemşirelikte temel bazı kavramları gündeme getirmiştir.
Bunlar:
insan, sağlık, çevre-toplum, hemşireliktir.
Hemşireliğin bir uğraş alanı olarak doğması insanların hasta olduklarındaki bakım gereksinimi ve bu gereksinimin zaman içinde profesyonelce karşılanmasıdır.
Görev alanı evrenseldir.
Onun için de milliyet, din, dil, ırk, renk, yaş, cinsiyet, siyasal, sosyal durum ve tutum gibi kavramlarla sınırlanmamıştır.
Bu kavramlarla ilgili yaptırımlara, hemşirelik okullarından mezun olurken and içerek, yasalarla, meslek ahlakı ve meslek etiği gibi ilkelerle duyunçsal düzeyde garanti altına alınarak açıklık sağlanmıştır.
Dünyanın çeşitli ülkelerindeki hemşirelikle ilgili kuruluşlar hasta-hemşire ilişkilerini belli standartlara oturtmak için tartışmalar başlatmışlar ve kararlar almışlardır.
Kanada Hemşireler Birliği’nin Etik Kuralları:
Hemşire, hastalara ve onların bireysel gereksinimlerine saygı göstermek zorundadır.
Hemşirelik bakımı, hastalara saygıyı ve onların kendi bakımını kontrol etme hakkına dayalı olarak, hastanın seçme hakkına saygıyı yansıtmalıdır.
Hemşire, sağlık bakım kurumunda hastalar hakkında öğrendiği tüm bilgileri gizli tutmak durumundadır.
Hemşirenin, hastaların onurunu göz önünde bulundurma yükümlülüğü vardır.
Hemşirenin, meslektaşları ve başkaları önünde hemşirelik etiğine uyma yükümlülüğü vardır.
Hemşirenin, hastanın sözcülüğünü (savunuculuğunu) üstlenme yükümlülüğü vardır.
Hemşire, eğitim, araştırma ve yönetimi içeren tüm profesyonel kurumlarda, hastaların iyiliğini ön planda tutmakla yükümlüdür.
Hemşire, hemşireliğe ve hemşirelere güveni devam ettirecek şekilde davranmakla yükümlüdür.
Hemşirelik Etiğinin Temel Kavramları
Bireyin özerkliğine saygı duyma ve koruma
Bireyin sözcülüğünü yapma
Sorumluluk alma ve hesap verme
Bireyin Özerkliğine Saygı Duyma ve Koruma
18. yy felsefecisi İmmanuel Kant insanların mantıklı bireyler olduğunu ve herkes için evrensel geçerliliği olan etik ilkelere göre kararlar verebileceğini öne sürer.
19. yy felsefecisi John Stuart Mill’de özerkliğin bireysel düşünce ve eyleme saygı olarak ifade etmiştir.
Kant ve Mill tarafından tanımlanan özerklik ilkelerine uygun olarak özerkliğe saygı duymak,
bir insanı kendi hedefleri ya da herkes için geçerli olan etik ilkeler doğrultusunda kendine ait davranış ilkeleri olan bir birey olarak ele almaktır.
Hemşirelerin özerklik ilkesine saygı duyması, hastaya yapılan işlem ya da uygulama öncesinde hastayı bilgilendirme ve hastanın verdiği karara (başka bir etik ilkeyi aşmadıkça) saygı duymaktır.
Yine özerkliğini kullanamayan hastalarda (yaşlı, çocuk, bilinçsiz hasta ya da bazı psikiyatrik vakalarda) ise hemşirelik değeri özerkliğin temelini ve insanlara saygıyı güvence altına almak ve korumaktır.
Bireyin Sözcülüğünü Yapma
Sözcülük terimi kendi adına konuşamayanların temel insan haklarının savunulmasına göndermede bulunur.
Hastanın sözcüsü olma hemşirelikte üç bakış açısı ile ele alınabilir.
Hakların korunması modeli Değerler temelli karar modeli Bireylere saygı modeli
Hakların Korunması Modeli
Hemşire, hastaya ya da bireye hastane ya da sağlık sistemindeki hakları konusunda bilgi vermekle, Hasta/bireyi bu hakları anlamasını sağlamakla Sistem içinde bu hakları nasıl kullanacağını öğretmekle sorumludur.
Değerler Temelli Karar Modeli
Hemşirenin rolü hasta ya da bireyle gereksinimlerini ve isteklerini tartışmak ve hastanın/ bireyin değerlerine, yaşam biçimine ya da davranış örüntüsüne en uygun seçimi yapmasında yardımcı olmaktır.
Bireylere Saygı Modeli
Bu modelde hasta ya da birey insana özgü ve saygı gösterilmesi gereken belirli özellikleri olan birisi olarak algılanır.
Hastanın kendi kendine karar verebilme ya da özerk davranabilme yeteneği olup olmadığına bakılmaksızın bireyin sahip olduğu insanlık onuru için saygı duyulur.
Bir sözcü olarak hemşirenin hastanın temel insani değerlerini anımsayıp ve uygulanabildiği her zaman onun insanlık onurunu, gizliliğini ve kendi kararlarını koruyacak biçimde hareket etmesi beklenir.
Sorumluluk Alma ve Hesap Verme
Sorumluluk alma terimi yaptıklarımız ya da yapmadıklarımız için belirli bir rol standardı ya da normuna uygun olarak yanıt verebilmedir.
Sorumluluk almanın değeri, hemşireliğin toplumsal sorumlulukları ve hemşirelik uygulamalarının etik ve yasal zorunluluklarıyla ilişkilidir.
Etik Sorunlar
Hemşireler klinik uygulama alanında etik karar vermeyi gerektiren ancak, genel kapsamlı olmaları nedeniyle etik kuralların yeterince uygulanmadığı özel durumlarla karşılaşabilirler.
Jameton hemşirelikte üç tür etik sorunla karşılaşılabildiğini belirtmiştir.Bunlar:
Etik belirsizlik Etik sorun Etik ikilemdir
Etik belirsizlik, etik sorunların, etik ilke ve değerlerin neler olduğunun bilinmemesidir.
Etik sorun, sorunun çözüm yolunun bilindiği fakat kurumdan ya da başka faktörlerden kaynaklanan nedenlerle çözüm yolunun seçilemediği durumdur.
Etik ikilem ise, herhangi bir durum karşısında istenmedik iki veya daha fazla seçeneğin bulunması durumudur.
Bay A.B. 46 yaşında olup, kilo kaybı, burun ve dişeti kanamasıyla hastaneye yatmıştır. Yapılan tetkikler sonucunda kendisine kronik myeloblastik lösemi tanısı konmuştur. Hekim, hastanın psikolojik durumunun henüz gerçeği kabullenmesi için uygun olmadığını ve tanısının bir süre söylenmemesi gerektiğini belirtmiştir.
Etik Sorun İçeren Örnek Vaka
Ancak, Bay A.B. Hastalığının ne olduğu konusunda çok kaygılıdır ve hemşiresine sürekli bu hakkında sorular sormaktadır. Hemşire, hastanın sorularına doğru yanıtlar veremediği için rahatsızlık içindedir.
Hasta Hakları
İnsan haklarının önemli bir uzantısı olan hasta hakları ile ilgili ilk uluslararası belge Dünya Tıp Birliğinin 1981'de yayınladığı "Lizbon Bildirgesi" dir.
Altı temel maddeden oluşan bildirgede; hastaların hekimini özgürce seçme hakkı, gizlilik hakkı, bilgilendirilme hakkı- gibi temel hakları belirlenmiştir.
Hasta hakları ile ilgili hazırlanan bir diğer uluslararası belge de Amsterdam Bildirgesi'dir. 1994'te yayınlanan Bildirgede temel hasta hakları daha ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.
Dünya Tıp Birliği, 1981 Lizbon Bildirgesi'ni, 1995'te Bali'de tekrar gözden geçirerek yayınlamıştır.
Lizbon Bildirgesi'nin 1995'te yayınlanan metni 1981'de yayınlanan metninden daha ayrıntılıdır.
Daha sonraki dönemlerde ülkeler kendi içlerinde hasta haklarının sağlanması ile ilgili bazı yasal düzenlemelere gitmiştir.
Türkiye'de 1998'e kadar hasta hakları ile ilgili özel düzenleme olmadığından, hasta hakları kanun, tüzük ve yönetmeliklerdeki bazı maddelere dayanılarak sağlanmaya çalışılıyordu.
1998'de konu ile ilgili özel bir düzenlemeye gidilmiştir. (Hasta Hakları Yönetmeliği 1 Ağustos 1998 tarih ve 23420 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.)
Sağlık Bakanlığı 15.10.2003 tarih ve 19499 sayılı Genelge ile bakanlık bünyesinde ve taşra teşkilatlarında (bazı pilot bölgelerde) “Hasta Hakları Kurulu” oluşturulması yönünde çalışmalarda bulunmuştur.
26 Ekim Türkiye Hasta Hakları Günü olarak kabul edilmiştir.
Sağlık hizmetlerinde hasta hakları Bilgilendirme Onay Gizlilik/ Özel hayat Bakım ve Tedavi Başvuru
Hasta Hakları
Sağlık hizmetlerinde hasta hakları
Herkesin insan olması dolayısıyla saygı görmeye hakkı vardır.
Herkes kendi yaşamını belirleme, fiziksel ve zihinsel bütünlüğe sahip olma ve kişi olarak güvenli bir yaşam sürdürme hakkına sahiptir.
Herkesin özel yaşamına saygı gösterilmelidir.
Herkes kendi ahlaki ve kültürel değerlerine, dinsel ve felsefi inançlarına sahip olma ve bunlara saygı gösterilme hakkına sahiptir.
Sağlık hizmeti ve bu hizmeti nasıl en iyi kullanacağı konusundaki bilgi herkes için ulaşılabilir olmalıdır.
Bilgilendirme
Hasta, durumu ile ilgili tıbbi gerçekleri, önerilen tıbbi girişimleri, her bir girişimin olası risk ve yararlarını, önerilen girişimlerin seçeneklerini, tedavisiz kalmanın etkisini, tanı, sonuç ve tedavinin gidişi konularını içerecek şekilde tam olarak bilgilendirilme hakkına sahiptir.
Bilgilendirme, sadece bilgiden yoksun bırakmanın hasta üzerinde olumlu bir etkisinin olacağına inanmak gibi geçerli bir nedenin olduğu zamanlarda kısıtlanabilir. Bilgi, teknik terminoloji en aza indirgenerek iletilmelidir. Hasta istediği takdirde, bilgilendirilmeme hakkına sahiptir.
Hasta kendi yerine kimin bilgilendirileceğini seçme hakkına sahiptir. Hasta ikinci görüş alma hakkına sahiptir. Hasta, kendisine bakan sağlık personelinin kimliğini, mesleki kimliğini öğrenme hakkına sahiptir.
Hasta, kurumda kaldığı süre içerisinde uyacağı kurallar ve rutin işlemler konusunda bilgilendirilmelidir. Hasta taburcu olduğu zaman, tanılar, tedavi ve yapılan işlemleri, elde edilen sonucu içeren yazılı bir belge isteme ve alma hakkına sahiptir.
Hastanın bilgilendirilmiş onayı herhangi bir tıbbi girişimin ön koşuludur.
Hasta tıbbi girişimi reddetme veya durdurma hakkına sahiptir. Bu durumun yaratacağı sonuçlar hastaya açıklanmalıdır.
Onay
Hastanın iradesini beyan etmesinin mümkün olmadığı ve acilen tıbbi girişim yapılması gereken durumlarda, daha önce bu girişimi reddettiğini gösteren bir açıklaması yoksa hastanın onayı varsayılarak girişim yapılabilir.
Hastanın yasal temsilcisinin onayının gerektiği ve önerilen girişimin acil olduğu durumda eğer temsilcinin onayı zamanında alınamıyorsa, tıbbi girişim yapılabilir. Yasal temsilcinin onayı gerektiği zaman, hastalar yine de karar alma sürecine dahil edilmeye çalışılmalıdır.
Yasal temsilcinin onay vermeyi reddettiği durumda, doktor veya diğer sağlık personelinin görüşü girişimin hastayı ilgilendirdiği yönünde ise karar mahkemeye veya hakem heyeti benzeri merciye bırakılmalıdır.
Hastanın onay vermesinin mümkün olmadığı bütün diğer durumlarda, hastanın istekleri tahmin edilip hesaba katılarak karar alma süreci için uygun önlemler alınmalıdır.
İnsan vücudunun bütün parçalarının kullanımı ve korunması için şahsın onayı gereklidir. Tanı, tedavi ve hasta bakımı için madde kullanımı gereken durumlarda onay varsayılarak davranılabilir.
Klinik çalışmalara katılım için hastanın bilgilendirilmiş onayı gereklidir. Hastanın bilgilendirilmiş onayı bilimsel çalışmalara dahil edilme için önkoşuldur.
Bütün araştırma protokolleri etik kurul onayından geçirilmelidir. Araştırmalar yasal temsilcinin onayı olmadıkça ve tıbbi gereklilik olmadıkça kendi iradesini beyan edemeyen hastalara yapılmamalıdır.
Bu konuyla ilgili bir istisna alternatif yöntemi olmayan ve başka öznesi bulunamayan araştırmalardır.
Hastanın tıbbi durumu, tanısı, prognozu, tedavisi hakkındaki ve kişiye özel diğer tüm bilgiler, ölümden sonra bile gizli olarak korunmalıdır. Hastaya ait bu bilgiler, yalnızca hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir. Hastanın kimliğine dair bilgiler korunmalıdır.
Gizlilik / Özel Hayat
Hasta kendisi ile ilgili kayıtlara ulaşma ve kayıtlarının kopyasını alabilme hakkına sahiptir. Hasta; kendisi ile ilgili tıbbi ve kişisel bilgilerin uygunsuz, eksik, çift anlamlı olması veya tanı, tedavi ve bakım amacı ile ilgili olmaması durumunda bu bilgileri yenileme, bazı kısımlarını çıkarma, tamamlama ve düzeltme hakkına sahiptir.
Tanı, tedavi ve bakım için gerekli olmadıkça ve/veya hasta izin vermedikçe hastanın özel hayatına ve aile yaşamına girilemez. Tıbbi girişimler ancak hastanın özel hayatına saygı gösterilmesi durumunda yapılabilir.
Sağlık kurumlarına başvuran hasta, kurumun özel hayatını koruyan fiziksel özelliklere sahip olmasını bekleme hakkına sahiptir
Herkes yeterli sağlık bakımı alma hakkına sahiptir. Sağlık hizmetleri herkes için eşit ulaşılabilirlikte ve sürekli olmalı; ayrımsız ve maddi insani finansman kaynaklarından bağımsız olarak, hizmet verilen toplum için mevcut olmalıdır. Hastanın, sağlık sisteminin her düzeyinde temsilci biçiminde katılma hakkı vardır.
Bakım ve Tedavi
Hasta, hem teknik standartlar hem de sağlık personeli ile hastalar arasındaki insani ilişkiler bakımından kaliteli hizmet alma hakkına sahiptir. Hizmet sınırlılığı olan kurumlarda, sağlık personelinin hasta seçimi yapması gerekiyorsa, bu seçimin tıbbi ölçütlere göre ve ayrım yapılmasızın, eşit bir şekilde yapılması gerekir.
Hasta, sağlık sisteminin işlevi ile uyumlu olarak, hekimini, sağlık personelini ve hizmet alacağı kurumu seçme ve değiştirme hakkına sahiptir. Bir sağlık kurumunda daha fazla kalmasına gerek kalmayan hastaya, ayrılmadan önce durumu tam olarak açıklanmalıdır. Başka sağlık kurumuna nakil ancak o kurumun hastayı kabul etmesi durumunda yapılabilir.
Hasta, tanı ve tedavileri yapıldığı sırada saygı görme, kendisine kültür ve değerlerine uygun davranılması hakkına sahiptir.
Hasta, tedavi sürecinde çevresinden destek görme, manevi destek ve yol gösterilme hakkına sahiptir.
Hasta, son bilgiler ışığında çektiği ızdırapların iyileştirilmesini isteme hakkına sahiptir.
Hasta, yaşamının son dönemi içinde, insanca bakılıp, itibar içinde ölme hakkına sahiptir.
Bu hakkın kullanılması ayrım yapılmaksızın sağlanmalıdır.
Bu hakların uygulanmasında, hasta evrensel insan hakları belgeleri ve yasaların belirlediği prosedürün hükmü altındadır.
Başvuru
Hastanın bu hakları, kendisi tarafından kullanılamadığı durumlarda, belirleyeceği kişiler hasta adına sorumluluk alabilirler. Bu kişilerin olmadığı durumlarda hastanın temsil edilmesi için gerekli diğer önlemler alınmalıdır.
Hasta, bu haklar ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşabilmelidir. Hasta haklarına saygı gösterilmediğini düşündüğünde şikayet için başvuru imkanına sahip olmalıdır. Mahkemelere başvurunun yanı sıra bağımsız mekanizmalara başvuruda bulunabilir.
Hasta, şikayetlerinin etkili ve tam olarak değerlendirilmesini, ilgilenilmesini ve sonuç alınmasını isteme hakkına sahiptir.
Teşekkürler
Bittiii…
|
|