YOLSUZLUĞUN ÖNLENMESİ İÇİN ETİK PROJESİ KAPANIŞ KONFERANSI
Sn. BAKAN’ın AÇILIŞ KONUŞMASI
(25 Kasım 2009)

Kaynak www.etik.gov.tr
Değerli Katılımcılar,
Yolsuzluğun önlenmesi ve etik gibi son derece önemli bir konuda bu kadar seçkin bir topluluğa hitap etmekten büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Sözlerimin başında, bu önemli konuda bir araya gelmemizi sağlayan Yolsuzluğun Önlenmesi için Etik Projesi’ni hayata geçiren Kamu Görevlileri Etik Kuruluna, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi yetkililerine ve emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bu vesileyle fazla vaktinizi almadan önemli gördüğüm bazı hususlara kısaca değinmek istiyorum.
Öncelikle belirtmek isterim ki, yolsuzlukla mücadelenin en önemli unsurlarından birisi bu konuda siyasi iradenin gösterilmesi ve liderliğin üstlenilmesidir. Hükümetimiz seçildiği günden bu yana bu iradeyi ve kararlılığı gösterme gayreti içindedir. Nitekim yolsuzluk ve buna karşı köklü ve kalıcı tedbirler alınması Hükümetimizin öncelikli gündem maddesini oluşturmuştur. Bu öncelik, 3Y-Yoksullukla, Yolsuzlukla ve Yasaklarla mücadele olarak sık sık kamuoyuna deklare edilmiştir. Bu kararlılığın yansıması olarak Acil Eylem Planında yolsuzlukla mücadele öncelikli bir konu olarak ele alınmıştır. Yolsuzlukla mücadelede temel strateji tek tek olaylar yerine, yolsuzluğa yol açan nedenler üzerinde durmak ve yolsuzluğun ortaya çıkma riskini en aza indirmek olarak benimsenmiştir. Bu çerçevede bütüncül bir yaklaşım sergilenerek yolsuzluğun kaynaklarını kurutmaya yönelik bir mücadele sistemi benimsenmiştir.
Değerli katılımcılar,
Yolsuzluğun önemli kaynaklarından birisi de kamu yönetiminin yapısı ve işleyişidir. Hükümetimiz döneminde, kamu yönetiminin yolsuzluğun ortaya çıkmasına engel olacak biçimde yeniden yapılandırılması amaçlanmıştır. Yolsuzluk adı altında toplanan uygulamalar, çoğu zaman, kapalı bir yapının hüküm sürdüğü, çok sayıda aşamalardan oluşan, karmaşık ve anlaşılmaz iş süreçlerinin hakim olduğu, sorumluluk alanlarının ve sorumluların belirlenemediği sistemlerde hayat bulmakta ve gelişmektedir. Bu çerçevede Hükümetimizce saydamlığın güçlendirilmesi, hesap verme sorumluluğunun sağlanması ve işlemlerin basitleştirilmesi yönünde pek çok çalışma yapılmıştır. Bu konuda temel ilkeler:
1. Şeffaflık,
2. Hesap verilebilirlik,
3. İşlemlerin basitliğidir.
Bütün bunlar sağlandığında kamu hizmetlerinin daha etkin ve etkili sunumu yanında yolsuzuluğun önlenmesi için de önemli bir zemin oluşmaktadır.
Bu bağlamda yolsuzlukla mücadelenin en etkili yollarından birisi de e-devlet uygulamalarıdır. Bu konuda da önemli gelişmeler sağlanmıştır. e-Devlette hizmetler, elektronik ortamlarda sunulmakta, kayıt sistemleri ve bunları kullanan kamu kurumları arasındaki elektronik işlemler birlikte çalışabilecek şekilde entegre edilmektedir. Böylece kayıt dışılığa ve usulsüzlüğe müsaade edilmemektedir.
Hükümetimiz pek çok konuda olduğu gibi yolsuzlukla mücadele konusunda da uluslararası işbirliğine büyük önem vermektedir. Bu çerçevede Yolsuzlukla mücadele konusunda Birleşmiş Milletler, OECD ve Avrupa Konseyi nezdindeki çeşitli sözleşmelere ve mekanizmalara katılınmıştır. Bu mekanizmalar arasında yer alan ve referans kuruluş niteliğindeki Avrupa Konseyi Yolsuzlukla Mücadele Eden Devletler Topluluğu’na (GRECO) üye olunmuştur. Bu üyelik önemli bir gelişmedir. GRECO tarafından ilk dönem raporu yayınlanmış ve bu raporda yer alan 19 tavsiye önemli ölçüde yerine getirilmiştir.
Yapılan çalışmaların uluslararası alana yansımasını Uluslararası Saydamlık Örgütü tarafından yayımlanan Yolsuzluk Algılama Endeksinde görmek mümkündür. Bir bakıma ülkelerin etik ve yolsuzluk konusundaki karneleri olan bu endekste ülkemiz 2003 yılından bu yana sürekli yükselen bir grafikle notunu 3,1’den 2008 yılında 4,6’ya kadar yükseltmiştir. 2009 Yılı için ise notumuz 4,4’ e gerilemiştir. Bu küçük gerilemeyi “durmak yok” şeklinde bir uyarı olarak da görebiliriz. Daha yapmamız gereken çok iş olduğu ve çok çalışmamız gerektiği şeklinde yorumlayabiliriz.
Değerli katılımcılar,
Şüphesiz ki ülkemizde kamu etiği ve yolsuzlukla mücadele alanında yaşanan önemli bir gelişme de Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun kurulmasıdır. Kamu Görevlileri Etik Kurulu önleyici özelliğiyle ön plana çıkan ve dünyada da yeni gelişmekte olan kamu etiği mekanizması bağlamında 2004 Yılında oluşturulmuştur. Bugün bir araya gelmemize vesile olan Proje de Etik Kurulu tarafından yürütülmektedir. Etik Kurulununun bu tür başarılı faaliyetlerini görmek gerçekten sevindirici bir gelişmedir.
Kamu etik kurulunun çalışmalarının kamu etiği yanında toplumun tümünde bir etik bilinci oluşmasına katkıda bulunacağı kuşkusuzdur. Nitekim bugün yazılı ve görsel medyada ve akademik dünyada etik kavramının eskisine göre çok daha sıklıkla dile getirilen ve üstünde konuşulan bir kavram olduğu görülmektedir. Kurulun üst düzey resmi görevlilere ilişkin Resmi Gazetede yayımlamış olduğu etik ilkelerin ihlaline ilişikin kararlar, kamu yöneticilerine ve topluma önemli sinyaller göndermektedir. Bu durumdan Avrupa Birliği 2009 yılı İlerleme Raporunda da övgüyle söz edilmektedir.
Bu vesile ile Kurulun gerek mevzuat, gerekse idari ve mali altyapı açısından güçlendirilmesi ve daha etkin hale getirilmesi yönündeki desteğimizi yinelemek isterim.
Kurulun topluma dönük çalışmalarını önümüzdeki dönemde de artrarak sürdürmesini ve toplumda etik talebinin güçlendirilmesine katkıda bulunmasını bekliyoruz. Başta da belirttiğimiz gibi etik ve yolsuzlukla mücadele salt bir kurum ya da kamu kesimiyle sınırlanabilecek bir konu değildir.
Değerli katılımcılar,
Yolsuzluk ve etik konusunda altını çizmek istediğim son bir husus da konunun çok boyutluluğu ve toplumsal niteliğidir. Usulsüz bir işlemin bir tarafını kamu yönetimi oluştururken, çoğu zaman diğer tarafını özel kişi ve şirketler oluşturmaktadır. İki yönlü işleyen bu sistemin bütün yönlerini kapsayan bir mücadele önem taşımaktadır. Bu nedenle yolsuzlukla mücadele ve bu konudaki etik çalışmalar tüm toplumsal alanları ve kesimleri kapsamalıdır. Yolsuz ve usulsüz uygulamalar konusunda toplumsal duyarlılığın ve tepkilerin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuda kamunun yanında basın yayın organlarına ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşmektedir. Toplumun tüm kesimlerinin üzerine düşeni yapması başarının en önemli unsuru olacaktır.
Ben aramızda bulunan kamu kurumu yöneticileri ile kurum etik komisyonu başkan ve üyelerinin bu alanda gerekli hassasiyeti göstereceklerinine ve çalışmalarda Kamu Etik Kurulu ile gerekli dayanışma ve işbirliğini göstererek başarılı çalışmalarada bulunacaklarına inanıyorum.
Kurul Başkanı şahsında Kamu Etik Kuruluna, gerek mali yönden gerekse bu alandaki uluslararası birikimleri ile projeyi destekleyen Avrupa Birliği Komisyonuna ve Avrupa Konseyine ayrıca projenin başarılı şekilde uygulanmasına katkı veren tüm kişi ve kurumlara tekrar teşekkürlerimi sunuyorum. |