KURUL BAŞKANI SAYIN BİLAL ERYILMAZIN KONUŞMALARI


Sayın Bakanım,
Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyinin değerli temsilcileri,
Etik Komisyonlarımızın değerli başkan ve üyeleri,
Değerli Katılımcılar,
Basınımızın değerli mensupları,

Sözlerime başlamadan önce, Kamu Görevlileri Etik Kurulu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
2007 yılının sonunda yürütmeye başladığımız ve iki yıl süren Yolsuzlukla Mücadele İçin Etik Projesinin Kapanış Konferansına hoş geldiniz.
Bu Projenin başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından ve ülkemize yaptığı pozitif katkılardan dolayı mutluluğumu sizlerle paylaşmak isterim.

Değerli konuklar,
Tarihin her döneminde yolsuzluk, toplumların ve yönetimlerin temel gündem maddelerinin başında yer almıştır. 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren çoğu ülkede yolsuzluğun arttığı yönünde genel bir algı bulunmaktadır. Sermayenin küreselleşmesi ile birlikte çok uluslu şirketlerin karıştığı skandallar artmış, hukuk ve etik yapıları zayıf ülkeler bundan daha çok etkilenmişlerdir. Günümüzde yolsuzluk, ülkelerin bir iç sorunu olmaktan çıkmış, çok taraflı ve küresel bir boyut kazanmıştır. Dünya Bankasının tahminlerine göre, her yıl ticari işlemlerde 80 milyar dolar rüşvet ödenmektedir. Uluslar Arası Saydamlık Örgütünün 2009 yılı verilerine göre, her 5 özel sektör yöneticisinin 2’si, kamu kurumlarında iş yaparken kendilerinden rüşvet teklif edildiğini belirtmiştir. Aynı yöneticilerin yarısı, rüşvetten dolayı projelerin maliyetinin en az %10 arttığını ifade etmiştir. Her 5 yöneticiden 1’i, rakip firmanın kamu sektörüne vermiş olduğu daha fazla rüşvet miktarından dolayı iş yerlerini kapatmak zorunda kalmışlardır. Kendileriyle mülakat yapılan halkın yarısı, özel sektörün yolsuzluk yaptığını vurgulamaktadır. Bu oran, 5 yıl önce yapılan araştırmaya göre % 8 artmıştır.
Değerli Konuklar,
Etik konuşmak kolay, etik davranmak zordur. Aynı şekilde, yolsuzluğu konuşmak kolay, yolsuzluğu ortadan kaldırmak zordur, ancak imkânsız değildir. Ben burada yolsuzlukla mücadelede etiğin önemine değinmekle beraber, daha çok bu proje çerçevesinde edindiğimiz bilgi ve deneyimlerden de yararlanarak, kamu yönetimi alanında ülkemizde etik sistemin geliştirilmesi için neler yaptığımızı ve gelecekle ilgili politikalarımızı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli Katılımcılar,
1980’den sonra kamu yönetimi anlayışında ve uygulamalarında iki temel değişikliğe dikkatinizi çekmek istiyorum. Birinci değişiklik, kamu yönetiminin performansıyla ilgilidir. Bu çerçevede bütün ülkelerde verimlilik, etkinlik, kalite ve hizmet standartları gibi kavram ve değerlere kamu sektöründe daha çok vurgu yapılmaya başlanmıştır.
İkinci önemli değişiklik, kamu yönetiminin sorumluluk anlayışı ile ilgilidir. Kamu yönetiminin topluma karşı daha çok sorumluluk anlayışı içinde çalışması, hesap vermesi, kamu yararını gözetmesi, şeffaf ve dürüst olması, vatandaş merkezli bir politika izlemesi istenmektedir.
Şüphesiz her iki yöndeki değişimin başarılı olabilmesi, etik değerlere bağlı bir kurum kültürünün tesis edilmesiyle yakından ilgilidir. Bunun için de kamu etiğinin, bir söylem ve temenni olarak ifade edilmesinden öte, bir sistem olarak kurgulanması gerekmektedir. Özellikle şunu da vurgulamak isterim. Etik davranış ilkeleri, aynı zamanda iyi kamu yönetiminin de temel ilkeleridir.


Değerli konuklar,
Kamu Görevlileri Etik Kurulu olarak yürütmekte olduğumuz faaliyetlerin temel amacı, ülkemizde etik sistemin kurulmasını sağlamak ve dolayısıyla kurumlarımızda etik kültürü yerleştirmektir. Etik sisteminin önemli unsurlarından söz etmek istiyorum.
Etik sistemin birinci ayağı, etik organizasyondur. Bildiğiniz gibi Etik Kurulu 2004 yılında kuruldu, üyelerinin atanması ve ikincil mevzuatın hazırlanması ile birlikte fiili olarak 2005 yılından itibaren faaliyetlerini yürütmeye başladı. Ancak kamu yönetimi için oluşturulan bu yapı, siyaset ve yargı kurumları için henüz gerçekleştirilmedi. Türk Silahlı Kuvvetleri ile Üniversitelerin Etik Kurulunun kapsamı dışında tutulduğunu dikkate alırsanız, kapsam dışındaki kurum ve kuruluşların varlığı, kamuoyunda haklı olarak söz konusu kurumların etiğe ihtiyacı yok mu diye bir eleştiriye neden olmaktadır. Bu da bizim kamuda etik kültürünü geliştirmek için yaptığımız çalışmaları olumsuz yönde etkilemektedir. Bir taraftan kamu etiğini geliştirmek için çalışırken, diğer taraftan etiği zayıflatmış olmuyor muyuz?

Ulusal Programda da kabul edildiği gibi, Etik Kurulunun idari ve mali kapasitesinin geliştirilmesi konusunda bir takım yasal değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Bizim gibi merkezi düzeyde Etik Kuruluna benzer bir yapı, birkaç ülke dışında Avrupa’da yaygın değildir. Göstereceğimiz performans ile bu konuda bölgemizde örnek bir ülke olabiliriz.
Değerli konuklar,
Aslında yolsuzlukla mücadele ve dürüstlüğün geliştirilmesi amacına yönelik olarak her ülkede olduğu gibi ülkemizde de birçok farklı kurum faaliyet göstermektedir. Başta yargı makamları olmak üzere, polis, jandarma, teftiş kurulları, düzenleyici ve denetleyici kurullar, Sayıştay, İç denetim birimleri, kontrolörler ve diğer denetim birimlerinin çalışmaları esas itibariyle yolsuzluk ve etik dışılıkla mücadele amacını taşımaktadır. Ancak bu kurumlar arasında işbirliğinin sağlanması nedense pek düşünülmemektedir.
Değerli katılımcılar,
Etik sistemin ikinci önemli ayağı, ülke düzeyinde geçerli etik davranış ilkelerinin mevcudiyetidir. Etik davranış ilkelerinin belirlenmesi, Kanunla Etik Kuruluna verilmiştir. Kapsam içindeki kurum ve kuruluşlarda geçerli olan etik davranış ilkeleri, 2004 yılında bir yönetmelikle düzenlenmiştir. Ancak burada da bütüncül bir yaklaşım söz konusu değildir. Kapsam dışındaki kurumlarda, etikle ilgili geçerli davranış ilkeleri bulunmamaktadır. Ayrıca çeşitli yasalarda ve idari düzenlemelerde, Etik Kurulunun belirlediği etik davranış ilkelerine aykırı çeşitli hükümler bulunmaktadır. Bu da etik değerler ve etik kültürü bakımından farklı algıları ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşlarındaki mevcut mevzuatın etik davranış ilkeleri bakımından yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Değerli Konuklar,
Etik sistemin üçüncü ayağı, üst yönetimin etik liderlik rolüdür. Etik ve dürüstlük politikaları, ancak bir kurumun yöneticileri tarafından önemsenirse ve bu politikalara yeterli yatırım yapılırsa etkili olur. Güçlü hiyerarşik yönetim yapılarına sahip bizim gibi ülkelerde, üst yönetimin vizyon ve kararlılığına rağmen alt düzeyde ciddi olumsuzlukların görülmesi mümkün değildir. Tüm kamu kurumlarına uyarlanabilecek, standardize edilmiş tek bir etik politikadan söz edemeyiz. Şüphesiz yöneticiler etik politikaların içeriğini belirlerken kendi kurumların ihtiyaçlarını ve karşılaştıkları etik sorunları göz önüne alırlar. Bunun için risk analizlerinin yapılmasına ihtiyaç olabilir. Biz bu çerçevede on hassas sektörde araştırma yaptırdık. Bunların kitapları sizlere sunulmaktadır.
Yöneticilerin etik konusundaki sorumluluğu, kamu etiği hakkında yeterli düzeyde bilgi ve bilince sahip olması ile başlar. Yolsuzlukla Mücadele İçin Etik projesi çerçevesinde “Etik Liderlik” adıyla üst düzey yöneticilerin katıldığı ikişer günlük bir dizi seminer düzenledik. Bu seminerlerin ilk onunu Ankara’da Bakanlıklarımızın etik komisyonu başkan ve üyelerinin katılımıyla gerçekleştirdik. 81 ilimizi on bölgeye ayırarak, tüm illerimizin emniyet, milli eğitim ve sağlık müdürleri ile 81 ilin ilgili vali yardımcıları, belediye başkan yardımcıları ve il özel idaresi genel sekreter yardımcılarının katılımlarıyla yine ikişer günlük “Etik liderlik” semineri yaptık.
Yöneticilerimizden kurumlarında etik sorunları açıkça tartışmalarını, etiğin önemini düzenli olarak vurgulamalarını, etik davranışlarıyla çalışanlarına örnek olmalarını beklemekteyiz.
Değerli konuklar,
Etik sistemin dördüncü önemli ayağı, kurumlarda etik kültür çalışmaları ve personel politikalarıdır. Kurumda etik ilkelerin yerleşmesini ve etkili bir şekilde uygulanmasını destekleyici önemli bir faktör, kurumların organizasyon kültürüdür. Bir kurumun kültürü o kurumda çalışanların değer yargılarını ve dolayısıyla da çalışanların birbiriyle ve kamuyla olan ilişkilerini etkiler.
Bütün ülkelerde etik düzenlemelerin amacı, etik davranış ilkelerine bağlı bir kurumsal kültür oluşturmaktır. Burada şu hususu vurgulamak istiyorum. Bireysel olarak kamu görevlilerinin etik ilkelere uygun hareket etmeleri önemlidir, ancak bundan daha önemli olan, kurumların etik davranmalarını sağlamaktır.
Etik ilkelere bağlı bir kurum kültüründen söz edebilmek için şu üç unsurun gerçekleşmesinin önemine işaret etmek isterim;
1. Kurumsal kararların etik ilkelere uygun olarak alınması,
2. Üst düzeyde etik sorumluluk ve dürüstlük içinde kurumsal faaliyetlerin yürütülmesi, yani etik liderlik,
3. Halkın güvenini kazanmış etik uygulamaların varlığıdır.

Etikle ilgili karşılaştığımız sorunların önemli bir kısmı, dünden bugüne devam eden yapısal sorunlardır. Diğer bir kısmı ise personelin bireysel davranışlarıyla alakalıdır.
Bugüne kadar yaptığımız çalışmalar ve araştırmaların sonucunda mevcut kurumsal etik kültür konusunda genel olarak şunları söyleyebilirim.
1. Bazı kurumlarda yerleşik kültür, yer yer değişik yozlaşma biçimlerinin etkisi altındadır. Etik bir alt yapısın geliştirilmesine çok elverişli değildir.
2. Hediye kültürü, bazı kurumlarda halen önemli bir sorundur.
3. Toplumda kamu sektörü ve kamu görevlileri üzerinde bir yolsuzluk algısı vardır. Bu algı kurumdan kuruma farklılık göstermektedir.
4. Kamu kurumları, yolsuzluklar ve etik dışılıklar konusunda yapılan eleştirileri, anlamak, araştırmak ve gereğini yapmak yerine, savunmacı bir refleks içinde cevaplamaya önem vermektedirler.
5. Çoğu kurumda, “kol kırılır yen içinde kalır” anlayışı egemendir. Sorunlar kamuoyundan gizlenmekte ve açıkça tartışılmamaktadır.
6. Çoğu yönetici, etik dışılığı kanıksamıştır, bunların değiştirilmesinin zorluğuna işaret etmektedir.
7. Etik eğitimi konusunda, hizmet içi eğitim çalışmaları yeni başlamaktadır.
8. Üst düzey yönetimin, etik liderlik rolleri ya yok, ya çok yetersiz ya da sorunludur.
9. Mesleğe yeni girmiş kamu personelinde etik duyarlılık daha yüksektir.
10. Etik liderlik seminerlerine katılan yöneticilerde etik duyarlılığın ve farkındalığın ciddi bir şekilde arttığı gözlemlenmektedir.
11. Çoğu kamu yöneticisi, etik dışılığa neden olan bazı uygulamaların siyasetçilerin tutumlarından, merkezden gönderilen “mahalli imkânlarla karşılayın” türündeki talimatlardan kaynaklandığını belirtmektedir.
12. Personelin etik tutumu, üst yönetimin bu konudaki politikasına göre şekillenmektedir. Alt ve orta kademedeki personel, üst yönetime göre kendilerini daha etik görmektedir.
13. Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde bilgi teknolojilerinin kullanılması, atamaların merkezi sınavlar esas alınarak bilgisayar ortamında yapılması, kamuya karşı güveni artırmaktadır.
14. Üst yönetimin, lüks araç kullanma tutkusu, etik sorun olarak toplumun tepkisini çekmektedir.
Değerli katılımcılar,
Kurumlarda etik kültürün geliştirilmesinde uygulayacağımız temel politika hizmet içi eğitimdir. Bu konuda insan kaynaklarına daha çok yatırım yapmak durumundayız. 2 milyonu aşkın kamu personelinin etik eğitimi, Etik Kurulu olarak bizim tek başına başarabileceğimiz bir iş değildir. Bunun için kurumlarımızın ihtiyaç duyduğu etik eğiticilerini yetiştirmek için Proje çerçevesinde önemli çalışmalar yaptık. Çeşitli bakanlıklardan ve 16 büyükşehirden 110 kişiyi, etik eğitimi verebilecek şekilde yetiştirdik. Bu eğiticiler, kendi kurumlarında etik eğitimi programlarında görev aldıkları gibi Kurul olarak biz de kurumlarımıza etik eğitimi desteği vermekteyiz.
Değerli Konuklar,
Etik sistemin dördüncü ayağı, etik dışı olayları ortaya çıkarmak ve etik davranış ilkelerini ihlal edenlere karşı uygulanan yaptırımlardır. Çeşitli ülkeler, yolsuzluk ve etik dışı olayların açığa çıkmasını sağlamak için “ihbarcılık” müessesesinden yararlanmaktadır. Bunun için ihbarcının kimliğini korumaya ve onun zarar görmesini engellemeye önem vermektedirler. Bizim mevzuatımızda da ihbarcının kimliğinin korunacağı ilkesi yer almıştır.
Kurul, en az genel müdür veya eşiti bir kamu görevlisinin etik davranış ilkelerine aykırı bir eylem ve işleminin olduğuna karar vermesi halinde, söz konusu karar Resmi Gazete’de yayınlanmaktadır. Genel müdürlerin altındaki kamu görevlileri ile ilgili başvurulara ilgili disiplin kurulu bakmaktadır. Disiplin Kurulu, etik davranış ilkelerine aykırı bir eylemi olduğuna karar verirse, bu karar ilgililere ve başvuru sahibine bildirilmektedir.
Etik Kurulunun bugüne kadar beş kararı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.



Değerli konuklar,
Kamu Görevlileri Etik Kurulu ve Başbakanlık Dış İlişkiler Başkanlığının ev sahipliğinde 26-27 Ekim 2009 tarihlerinde İstanbul’da, OECD’nin MENA ülkeleriyle “Daha Temiz Bir Kamu Sektörü Tesis Etmek” başlıklı MENA Bölgesel Dürüstlük Konferansını gerçekleştirdik. Bu Konferansa, OECD MENA girişimine üye ülkelerin Yolsuzluk, Etik, Kamu İhaleleri, Merkezi Denetim ile ilgili kurumlarından üst düzey yöneticileri, bu alanlarda uzman uluslararası kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarının MENA bölgesi temsilcileri, Etik Kurulu üyeleri ve uzmanlar, Kamu İhale Kurumundan bir heyet ve Akademisyenler katılmışlardır. Söz konusu Konferansta, ülkemizde yapılan çalışmalar anlatılmış, ülkelerin yolsuzlukla mücadele ve etik kültürün geliştirilmesi konularındaki deneyimleri paylaşılmıştır.

Değerli konuklar,
Etik Kurulu olarak, Proje çerçevesinde bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda etik davranış ilkelerini tanıtmaya ve etik bilinci geliştirmeye, kısacası önleyici etkinliklere ağırlık verdik. Mayıs 2010 yılında başlayacağımız ikinci proje ile, kamuda etik kültürün geliştirilmesine, bu çerçevede etik komisyonlarının rollerini artırmaya; özel sektör, sivil toplum ve kamu yönetimi arasında işbirliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yapacağız.
Yolsuzluğu Önlemek İçin Etik Projesi çerçevesinde çok verimli çalışmalar yaptığımızı özellikle belirtmek isterim. Projenin çıktıları sizlere detaylı olarak anlatılacağı için ben burada bu konular üzerinde fazla durmadım.
Bu vesile ile Proje ortağımız Avrupa Komisyonuna, Avrupa Konseyine, Proje danışmanımız Prof. Alan’a, Akademisyenlere, ilgili kamu kurumlarımıza, etik komisyonlarımıza, sivil toplum kuruluşlarına, Kurul üyelerimize ve personelimize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.
Değerli basınımızdan da etik konulara daha çok yer vermelerini diliyorum. Katılımınızdan dolayı hepinize tekrar teşekkür eder, etik standardı yüksek bir kamu yönetimini birlikte kurma temennisiyle hepinize saygılar sunuyorum.


haber ekleyen: Abdullah Çavuş okunma:177